İsa’ya, ve Musa’ya yaranamamak

Hükümet bir demokratikleşme paketidir açtı. BDP de MHP de veryansın ediyorlar. Bu iki partinin kopardığı gürültüden sonra doğrusu paketi yapanlara sempati duyuyorum.  Anlaşılan doğru bir şeyler de yapılıyor arada. Gecikmiş, belki yetersiz ,ama yol doğru.

Din konusunda fikrimi yeterince yazdım. Özlenen bir  dini reformu  bu hükümet yapamıyacak herhalde :

Bakınız din-ile-devlet-ayri-mi-diyanet-gerekli-mi?

Zaten “dini nesil yetiştirmek istiyorum” diyen  Başbakanın kendi gölgesinin üstünden atlaması mümkün değil. Bir yirmi yıl daha gerekecek demektir.  Ramazan ayının kışa örneğin Aralık ayına sabitlenmesi de herhalde daha sürecektir. Adil bir seçim kanunu da beklememeli.  En azından bu konular daha sıkça konuşulur oldu. Artık çok ta fazla heyecan duymayarak izliyorum tiyatroda olanları.

Gene de hükümeti tebrik etmek gerek. Bu kadarına da şükür.

Yağmur yağıyor, zeytin toplama mevsimi bu sene erken başladı.  Bu yıl  zeytin az, belki fiyatlar biraz kıpırdar.

Makam aracı vesaire önemli şeyler,  Belediye Başkanı olmak isteyen çok insan var. Bakalım yerel seçimlerde ne olacak?

“Yarın yarın yarın. Sürünüyor bu yavaş  tempoda yaşam bir günden diğerine.. ..

“Yaşam yürüyen bir gölge, yeteneksiz bir  oyuncu., sahnede böbürlenip ürkerek süresini dolduran ve bir daha duyulmayan.”

Yaşam bir aptal tarafından anlatılan  bir öykü; bol gürültü ve kargaşa ile ve tamamen anlamsız”

dizeleri aklıma geliyor usta yazar Sallamızrak  takma adıyla yazan  yazarın bazılarına göre bu mükemmel dizeleri bir çalışma gurubu hazırlamış  ve bu ismi kullanmışlar :Macbeth, Prens Omlet gibi harikaları yazarken.